ÇOBAN MAĞARALARI
Harran-Han-el Ba'rür yolunun 14.
km.'sinde, yolun sağ tarafında, bir sıra halinde, yapıları kuzeye bakan
10 adet mağara bulunmaktadır. Yaklaşık 3x3 m. genişliğinde olan ve
"arcosolium"ları bulunan bu mağaraların kaya mezarı olarak Roma devrinde
yapıldığı tahmin edilmektedir. Ancak çevrede yerleşme yerinin
bulunmayışı, bunların Tektek Dağları'ndaki çobanlar için barınak olarak
yaptırılmış olabileceğini de akla getirmektedir.
BAZDA MAĞARALARI
Harran-Han el-Ba'rür yolunun 15.
ve 16. km.'lerinde, yolun solunda ve sağındaki dağlarda tarihi taş
ocakları bulunmaktadır. Bunlardan 16. km.'de yolun sağındaki köy
içersinde "Bazda", "Albazdu", "Elbazde" ya da "Bozdağ" Mağaraları adıyla
anılan iki taş ocağı görülmeye değer özellikler taşımaktadır.
Çevredeki Harran, Şuayb Şehri ve Han el-Ba'rür yapıları için yüzlerce
sene taş alınması neticesinde her iki mağarada çok sayıda meydan,
tünel ve galeriler meydana gelmiştir. Bunlardan büyük olanı, yer yer iki
katlı bir şekilde oyulmuş ve yükseklikleri 10-15 metreye varan ayaklar
bırakılarak ortada meydanlar oluşturulmuştur. Ayrıca uzun galeri ve
tünellerle dağın çeşitli yönlerine doğru çıkışlar sağlanmıştır. Çok
geniş bir alana yayılan dağın dış cephelerinde taş kesilmesi nedeniyle
büyük oyuklar meydana gelmiştir. Anadolu'nun belki de en büyük, en
gizemli ve gezilmeye değer bu tarihi taş ocağının belli bölümlerinin
1250 yılında "Abdurrahman el-Hakkâri", "Muhammed İbni Bakır", "Muhammed
el-‘Uzzar" gibi şahıslar tarafından işletildiği, kayalara yazılmış
Arapça kitabelerden anlaşılmaktadır.
HAN EL-BA'RUR KERVANSARAYI
Harran’ın 20 km. doğusundaki bu
kervansarayın bulunduğu yer bugün Göktaş Köyü adıyla anılmaktadır.
Tamamı 65x66 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiş olan
kervansarayın kuzey cephesindeki portal kitabesinde h. 626 (m.
1228-1229) tarihinde el-Hac Hüsameddin Ali Bey tarafından yaptırıldığı
yazılıdır.
Tektek Dağları olarak anılan
dağlık bölgede Harran-Bağdat yolu güzergâhında bulunan kervansaray,
giriş kapısı, köşe kuleleri, payanda kuleler, mescid (1993’de restore
edilip kullanıma açılmıştır), hamam, yazlık ve kışlık bölümleri ile
Anadolu Selçuklu kervansaraylarının tüm özelliklerini taşır.
Bu
kervansarayın ismi olan “Ba’rur” kelimesi Arapça’da “keçi pisliği”
anlamındadır. Rivâyete göre, hanı yaptıran kişi, burayı kuru üzümle
doldurmuş ve “Benden sonra gelenler burayı keçi pisliği ile
dolduracaklardır.” demiştir. Gerçekten de bugün kervansaray uzun yıllar
ahır olarak kullanıldığı için hayvan gübresi ile dolmuştur.
Eyyûbiler dönemine ait bu kervansarayın portal ve mescid dışındaki büyük bölümü harabe durumdadır.
ŞUAYB ŞEHRİ HARABELERİ
Harran'dan Han el-Ba'rür
Kervansarayı'na ulaşan şose yol, kuzey doğuya doğru devamla 10 km.
sonra Harran ilçesine bağlı Özkent Köyü adıyla anılan tarihi Şuayb Şehri
harabelerine varmaktadır. Bu kentteki mevcut mimari kalıntıların Roma
devrine ait olduğu tahmin edilmektedir. Oldukça geniş bir alana yayılan
bu tarihi kentin etrafı, yer yer izleri görülen surlarla çevrilidir.
Kent merkezinde çok sayıdaki kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar
inşa edilmiştir. Tamamı yıkılmış olan bu yapıların bazı duvar ve temel
kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir.
Halk arasında Şuayb Peygamber'in
bu kentte yaşadığına ve kentin adını Şuayb Peygamber'den aldığına
inanılmaktadır. Kalıntılar arasındaki bir mağara Şuayb Peygamber'in
Makamı olarak ziyaret edilmektedir.
SOĞMATAR HARABELERİ
Şuayb Şehri'nden kuzeye doğru
devam eden şose yol 16 km. sonra tarihi Soğmatar kenti harabelerine
ulaşmaktadır. Bu tarihi kent, merkez Yardımcı (Sumatar) nahiyesine bağlı
Yağmurlu Köyü içersinde yer almaktadır. Hz. Musa'nın burada çiftçilik
yaptığına ve köy içersindeki kuyulardan birinin Hz. Musa'nın mûcizevi
asası tarafından açıldığına inanılmaktadır. Köyün ortasında yer alan
höyük, Soğmatar'ın milattan önceki çağlara uzanan tarihini gün ışığına
çıkartacak belgeleri içersinde barındırmaktadır. Tepedeki duvar ve burç
kalıntıları höyüğün M.S. II. yüzyılda kale olarak kullanıldığını
kanıtlamaktadır.
Soğmatar tarihteki esas ününü;
ay, güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı Assur ve Babillilerin
politeist inancından gelen Pagan (putperest) dinin ve bu dinin
baştanrısı (tanrıların efendisi) "Mar alahe" (Marelahe)'nin merkezi
olmasından almaktadır. Marelahe'yi temsil eden açık hava mabedi,
Soğmatar'daki kalıntıların odak noktasını teşkil etmektedir.
POGNON (Ponyon) MAĞARASI
Yüzyılımızın başlarında
Fransa'nın Bağdat Konsolosu H.Pognon'un keşfederek yazılarını okuduğu
bu mağara, kalenin 250 m. kadar kuzeybatısındadır. Giriş ağzı doğuya
bakan bu mağaranın güney, kuzey ve batı duvarlarında, tanrıları tasvir
eden tam boy insan rölyefleri ve aralarında Süryânice yazılar
bulunmaktadır. Bu kabartmalardan birinin başı üzerinde Ay Tanrısı Sin'i
sembolize eden "Hilal" kabartması dikkat çekmektedir.
KARAHİSAR
Soğmatar'ın 13 km. kuzeyindeki bu
tarihi yerleşmede, kale olarak kullanılan bir tepe ve bunun
doğusundaki kayalık tepelerde M.S. V. yüzyıla tarihlenebilen kaya
mezarları ve sarnıçlar bulunmaktadır.
MEHEMEDEY HAN
Soğmatar'ın 30 km. kuzeyinde,
Urfa-Mardin karayolunun 50. km.sindeki Dağyanı Köyü'nde, Romalılara ait
olduğu sanılan ve "Mehemedey Han" (Mehmed'in Hanı) adıyla anılan büyük
bir "Hayrat" yer almaktadır.
SENEMIĞAR (Senem Mağara-Sanem Mağara)
Soğmatar'ın 11 km. kuzeyinde yer
alan Büyük Senem Mığar Köyü'ndeki mevcut mimari kalıntılar ve kayadan
oyma yapılar, burasının Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında önemli bir
merkez olduğunu göstermektedir.Köy içersindeki tepe üzerinde yer alan,
kesme taşlardan yapılmış üç katlı anıtsal yapının bir manastır ya da
saray kalıntısı olduğu tahmin edilmektedir. 11 km. güneydeki
Soğmatar'ın M.Ö. 400-M.S. 200 yılları arasında Paganistlerin merkezi
olmasına karşın, Senem Mığara'nın bölgedeki Hıristiyan Süryânilerin
önemli merkezlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Zira, Soğmatar'da
tanrısal gücü olduğuna inanılan gök cisimlerinin heykelleri yerine,
Senem Mağara'da Hıristiyanlığın sembolü haç motiflerine yer
verilmiştir.
BETİK
Soğmatar'ın 7 km. kuzey doğusu,
Senem Mağara'nın 4 km. güneydoğusundaki Betik (Güzel) Köyü'nde kesme
taşlardan inşa edilmiş 8x4 m. boyutunda anıtsal bir yapı yer
almaktadır. Bu yapının Harran Ulu Camii ile aynı dönemde (744-750 Emevi
dönemi) inşa edilmiş küçük bir mescid olabileceği fikrini akla
getirmektedir.Yapının üzeri sahınlar üzerine kuzey güney yönünde
yerleştirilmiş büyük taş lentolarla örtülmüştür.
ÇATALAT (ÇATLAR)
Soğmatar'ın 16 km.
güneydoğusunda, Viranşehir'e bağlı Çatalat köyünde, V. yüzyıl Roma
döneminden kalma yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bu kalıntılardan
birisi yaklaşık 2 m. eninde, 4 m. yüksekliğinde kemerli bir kapıdır.
Diğer kalıntı ise büyük bir yapının köşe duvarlarına aittir.
KASR-ÜL BENAT (KIZLAR SARAYI)
Soğmatar'ın 17 km.
kuzeydoğusunda, Betik'in 10 km. doğusundadır. Soğmatar'daki Süryânice
yazıtlı Kutsal Tepe'nin bir benzeri Kasr-ül Benat'ta bulunmaktadır.
Köyün kuzeyindeki bu kayalık tepede 10'dan fazla Süryânice yazıtın
bulunması, burayı "Yazıtlı Tepe" olarak adlandırmamıza sebep olmuştur.
"Yazıtlı Tepe'nin güney kesiminde ve köyün doğusundaki kayalık yamaçta,
mağaralar ve kaya mezarları yer almaktadır. Bunlardan en büyüğü ve
işçilikli olanı "Yazıtlı Tepe"nin güney yamacındaki 8 arkosoliumlu kaya
mezarıdır.
Kasr-ül Benat yapılarını, IV. yüzyıl sonlarına tarihlemek mümkündür.
ÇİMDİN KALE
Soğmatar'ın 50 km.
kuzeydoğusundaki bu tarihi kaleye Soğmatar'dan ulaşılabileceği gibi,
Urfa-Mardin karayolunun 61. km.'sinden güneye sapan şose yol ile 9. km.
sonra ulaşmak mümkündür.
Çimdinkale'nin; 1182-1239 yılları
arasında bölgeyi ellerinde tutan Eyyûbiler zamanında savunma ve
konaklama amaçlı "Ribat" olarak inşa edildiği tahmin edilmektedir.
Şanlıurfa kalesi gibi dört tarafı kayadan oyma derin savunma hendeğiyle
çevrili Çimdin Kale'nin üzerinde çeşitli yapı kalıntıları ve bir su
kuyusu yer almaktadır.
EYYUP NEBİ KÖYÜ PEYGAMBER MEZARLARI (TÜRBELERİ)
Urfa-Mardin karayolu'nun 85.
km.sinden kuzeye sapan asfalt yolun 16. km.sindeki Eyyup Nebi Köyü'nde
Eyyup Peygamber, Eyyup Peygamber'in hanımı Rahime Hatun ve Elyesa‘
Peygamber'in mezarları bulunmaktadır. Bu köyün 400 yıldan beri Eyyup
Nebi Köyü adıyla anıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır.
Eyyup Nebi Köyü'ndeki peygamber
türbeleri yüzyıllardan beri kutsal günlerde ve bayramlarda, yöredeki
binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Bu önemli inanç
merkezinde, son yıllarda Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Okutmanlarından Mehmet Oymak'ın danışmanlığında, Turizm Bakanlığı ve
Şanlıurfa Valiliği'nce geniş ölçekli bir çevre düzenlemesi ve türbe
restorasyonları gerçekleştirilmiş; her üç türbe arasında yaya
yollarıyla bağlantı sağlanarak türbeler alanı ihata duvarlarıyla köy
yerleşmesinden ayrılmış ve ağaçlandırılmıştır. Eyyup Peygamber
türbesinin batı yakınında bulunan ve O'nun otururken yaslandığına
inanılan büyük bazalt taş, bu proje içersinde korumaya alınmıştır.
Eyyup Peygamber Türbesi
HZ EYÜP PEYGAMBER İN TÜRBESİ
Şanlıurfa'ya
100 km. mesafede, Viranşehir ilçe sınırları içersindeki Eyyup Nebi
Köyü'nde bulunan Eyyup Peygamber'in türbesi, köyün kuzey yönündeki
höyüğün güney eteğinde, kendi adıyla anılan caminin doğusundaki mezarlık
içersindedir. Oldukça harap bir durumda olan türbe, son yıllarda
Şanlıurfa Valiliği'nce tek kubbeli, beşgözlü revaklı ve revakların üzeri
üç kubbe ile örtülü olarak yeniden inşa edilmiştir.
H. 1336 (m. 1918) tarihli
Diyarbakır Vilâyet Salnâmesi'nde, türbenin kubbesinin çinko ile
kaplandığı ve hademesine maaş bağlandığı kayıtlıdır.
Rahime Hatun Türbesi
Eyyup Peygamber'in ağır hastalığı
ve uğradığı musibetler sırasında O'na büyük bir şefkat ve sabırla
bakan hanımı Rahime Hatun'un mezarı Eyyup Peygamber türbesinin yaklaşık
500 m. kuzeybatısındadır. Kare planlı, tek kubbeli bu mütevazi mezar
anıtı köydeki diğer türbeler gibi, geçtiğimiz yıllarda Şanlıurfa
Valiliği'nce restore edilmiştir.
Elyesa Peygamber Türbesi
Eyyup Peygamber türbesinin 500 m.
güneybatısında yer alan ve oldukça harap bir durumda olan Elyesa‘
Peygamber türbesi, Şanlıurfa Valiliği'nce yeniden yaptırılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder