Social Icons

Pages

23 Haziran 2013 Pazar

Akcakale İlçe Tanıtımı 3

AKÇAKALE İLÇE İKLİMİKLİM

Akçakale Beldesi Karadeniz Bölgesi’nin nemli ve ılıman ikliminin etkisi altındadır. Yörede Kuzeybatı Avrupa’nın nemli ve ılıman iklim şartları hüküm sürer. Yaz ve Kış, gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları fazla değildir. Bu da bize belde de kontinendal tesirlerden çok, deniz tesirlerinin üstün olduğunu gösterir. İklimi her mevsim yağışlı olmakla beraber, sonbahar ve kış bölgeyi etkileyen hava kütlelerinin, Orografik özelliklerinin etkisiyle oluşan bol yağışların az çok her mevsime dengeli bir şekilde dağılması rol oynamıştır. Bu nedenle kışlar nispeten ılımlı ve yazları da serin geçen bir iklim tipi gösterir.
AKÇAKALE İLÇE NÜFUS

Nüfus ve Yerleşim
İlçemiz deniz seviyesinden 385 m. yükseklikte olup, yüzölçümü 1248 Km.2 dir. Akçakale; Doğuda : Ceylanpınar – ViranşehirBatıda : SuruçKuzeyde : Şanlıurfa – HarranGüneyde : Suriye Devleti ile çevrilidir. Akçakale İlçesi mülki idare bakımından Şanlıurfa İline bağlı olup, Şanlıurfa İline uzaklığı 52 km.dir. Yukarı Mezopotamya’nın tabi bir parçası olarak kabul edilen Akçakale toprakları doğuda Tek tek dağları ile batıda Suruç dağlık bölgesi hariç tutulursa kuzeyden güneye doğru açılan düz ve geniş bir ova görümündedir. Doğudan batıya 85 km.yi bulan uzaklığı, kuzeyden güneye 28 km.ye ulaşan genişliği ile İlçe kendi sınırlarıyla bir dik kenar üçgeni andırır. Yazları kurak ve sıcak, kışları nispeten ılık geçer. Temmuz ve Ağustos aylarında ortalama sıcaklık 40 dereceyi bulurken bazı gecelerde sıcaklık 30 dereceyi geçer. Aralık ve Ocak aylarında ise havaların en soğuk olduğu dönemdir. Bu aylarda gündüzleri 12-14 derece olan sıcaklık bazı gecelerde ender de olsa (0) dereceye düşmektedir. Bölgede genellikle yağışlar yetersiz olmaktadır. Bununla birlikte Ekim ve Nisan ayları yağışların en bol olduğu dönemedir. Yörede kar yağışı görülmez. Önemli akarsuları ve gölleri yoktur. İlçemiz ormandan yoksundur. 2007 Yılında yapılan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt sistemine göre İlçe nüfusu merkezde; 26.877, köy ve mezralarda 49.932 olmak üzere toplam 76.800. olarak belirlenmiştir.
AKÇAKALE İLÇE EKONOMİ
Akçakale Ekonomisi
İlçe ekonomisi genel olarak eskiden beri tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bu nitelik halen devam etmektedir. İlçe genelinde 880.000 dekar tarıma elverişli arazi bulunmaktadır. 155.000. dolayında Antep fıstığı ağacı, 9000. nar ağacı ve diğer muhtelif ağaçlar mevcut olup, bunların çoğu meyve vermektedir. İlçe tarımında GAP’ın kısmen devreye girmesi ile bir dinamizm görülmektedir. İlçe genelinde özel kuyular, DSİ ve Sulama birliklerinin kuyularından 600.000 dekar arazi sulanmaktadır. GAP’ın öngördüğü rakamlar bunun dışındadır. Geniş ve düz bir ova görünümü arz eden İlçe topraklarının tarıma elverişli olduğu eskiden beri bilinen bir gerçektir. Tarıma elverişli alanda buğday, arpa, mısır, pamuk vb. ekim yapılmaktadır. Bu ürünlerin ekildiği alan ve yıllık üretim miktarı aşağıya çıkartılmıştır

Akcakale İlçe Tanıtımı 2

Sami’lerin istilasına uğramıştır. Daha sonra 612 yılına kadar Asur’ların egemenliğine girmiş olan bölge 550 yıllarından itibaren sırasıyla Pers’lerin ve büyük İskender’in hâkimiyetinde kalmıştır. M.S. 750 yıllarında yöreyi ele geçiren Arap’lar buradaki Bizans hâkimiyetine son vermişlerdir. Nihayet 1071 Malazgirt zaferinden sonra İlçe toprakları Türk hâkimiyetine girmiştir. 
Akçakale genel görünüm.
Lozan Antlaşmasından sonra Türkiye - Suriye sınırlarının çizilmesine müteakip Altınbaşak (Harran) İlçe merkezi haline getirilmiş, 1946 yılında ise İlçe merkezi şimdiki bulunduğu Akçakale’ye taşınmıştır. Ancak 1987 yılında Harran Bucağı Akçakale İlçesinden ayrılarak müstakil İlçe haline getirilmiştir.
AKÇAKALE İLÇE COĞRAFYA
ÇOĞRAFİ YAPISI
Akçakale Beldesi, Akçaabat’a 7Km, Trabzon’a ise 22Km uzaklıktadır. Beldenin sahil şeridi 2,33 Km uzunluktadır. Devlet Karayolu ile ikiye ayrılan belde, 39 30’E ve 39 32 Doğu boylamları ile 41 03’N ve 41 07 Kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Beldemizde en son yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre belde nüfusu 2921 dir.

Akcakale İlçe Tanıtımı 1

ŞANLIURFA İLİ AKÇEKALE İLÇESİ
AKÇAKALE İLÇE TANITIM

AKÇAKALE RESİMLER,AKÇAKALE FOTOĞRAFLAR,AKÇAKALE MANZARALAR
,AKÇAKALE GÖRÜNTÜLER,AKÇAKALE TANITIM,AKÇAKALE TARİH,AKÇAKALE,ŞANLIURFA AKÇAKALE


Akçakale Şanlıurfa ilinin bir ilçesidir.ilçe nüfusunun tamamına yakını araptır.
Akcakale 16 09 2007.jpg
AKÇAKALE İLÇE TARİH
İlçemiz Şanlıurfa’nın en eski İlçelerinden biridir. İlçenin bilinen tarihi M.Ö. 5000 yılına dayanmaktadır. Sümer ve Hititlerin elinde bulunan bölge M.Ö. 2750 yıllarında başlamaktadır.
Şanlıurfa districts.png

1 Haziran 2013 Cumartesi

Şanlıurfa İli Tarihi 50

ÇOBAN MAĞARALARI

Harran-Han-el Ba'rür yolunun 14. km.'sinde, yo­lun sağ tarafında, bir sıra halinde, yapıları kuzeye bakan 10 adet mağara bulunmaktadır. Yaklaşık 3x3 m. genişliğinde olan ve "arcosolium"ları bulunan bu mağaraların kaya mezarı olarak Roma devrinde yapıldığı tahmin edilmektedir. Ancak çevrede yer­leşme yerinin bulunmayışı, bunların Tektek Dağları'ndaki çobanlar için barınak olarak yaptırıl­mış olabileceğini de akla getirmektedir.
BAZDA MAĞARALARI

Harran-Han el-Ba'rür yolunun 15. ve 16. km.'lerinde, yolun solunda ve sağındaki dağlarda tarihi taş ocakları bulunmaktadır. Bunlardan 16. km.'de yolun sağındaki köy içersinde "Bazda", "Albazdu", "Elbazde" ya da "Bozdağ" Mağaraları adıyla anılan iki taş ocağı görülmeye değer özellik­ler taşımaktadır. Çevredeki Harran, Şuayb Şehri ve Han el-Ba'rür yapıları için yüzlerce sene taş alın­ması neticesinde her iki mağarada çok sayıda mey­dan, tünel ve galeriler meydana gelmiştir. Bunlardan büyük olanı, yer yer iki katlı bir şekilde oyulmuş ve yükseklikleri 10-15 metreye va­ran ayaklar bırakılarak ortada meydanlar oluştu­rulmuştur. Ayrıca uzun galeri ve tünellerle dağın çeşitli yönlerine doğru çıkışlar sağlanmıştır. Çok geniş bir alana yayılan dağın dış cephele­rinde taş kesilmesi nedeniyle büyük oyuklar mey­dana gelmiştir. Anadolu'nun belki de en büyük, en gizemli ve gezilmeye değer bu tarihi taş ocağının belli bölümlerinin 1250 yılında "Abdurrahman el-Hakkâri", "Muhammed İbni Bakır", "Muhammed el-‘Uzzar" gibi şahıslar tarafından işletildiği, kayalara yazılmış Arapça kitabelerden anlaşılmaktadır.

HAN EL-BA'RUR KERVANSARAYI

Harran’ın 20 km. doğusundaki bu kervansarayın bulunduğu yer bugün Göktaş Köyü adıyla anılmaktadır. Tamamı 65x66 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiş olan kervansarayın kuzey cephesindeki portal kitabesinde h. 626 (m. 1228-1229) tarihinde el-Hac Hüsameddin Ali Bey tarafından yaptırıldığı yazılıdır.
Tektek Dağları olarak anılan dağlık bölgede Harran-Bağdat yolu güzergâhında bulunan kervansaray, giriş kapısı, köşe kuleleri, payanda kuleler, mescid (1993’de restore edilip kullanıma açılmıştır), hamam, yazlık ve kışlık bölümleri ile Anadolu Selçuklu kervansaraylarının tüm özelliklerini taşır.
Bu kervansarayın ismi olan “Ba’rur” kelimesi Arapça’da “keçi pisliği” anlamındadır. Rivâyete göre, hanı yaptıran kişi, burayı kuru üzümle doldurmuş ve “Benden sonra gelenler burayı keçi pisliği ile dolduracaklardır.” demiştir. Gerçekten de bugün kervansaray uzun yıllar ahır olarak kullanıldığı için hayvan gübresi ile dolmuştur.
Eyyûbiler dönemine ait bu kervansarayın portal ve mescid dışındaki büyük bölümü harabe durumdadır.
ŞUAYB ŞEHRİ HARABELERİ
Harran'dan Han el-Ba'rür Kervansarayı'na ula­şan şose yol, kuzey doğuya doğru devamla 10 km. sonra Harran ilçesine bağlı Özkent Köyü adıyla anılan tarihi Şuayb Şehri harabelerine varmaktadır. Bu kentteki mevcut mimari kalın­tıların Roma devrine ait olduğu tahmin edilmekte­dir. Oldukça geniş bir alana yayılan bu tarihi kentin etrafı, yer yer izleri görülen surlarla çevrilidir. Kent merkezinde çok sayıdaki kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Tamamı yıkılmış olan bu yapıların bazı duvar ve temel ka­lıntıları günümüze kadar gelebilmiştir.
Halk arasında Şuayb Peygamber'in bu kentte yaşadığına ve kentin adını Şuayb Peygamber'den aldığına inanılmaktadır. Kalıntılar arasındaki bir mağara Şuayb Peygamber'in Makamı olarak ziyaret edilmektedir.
SOĞMATAR HARABELERİ

Şuayb Şehri'nden kuzeye doğru devam eden şose yol 16 km. sonra tarihi Soğmatar kenti harabe­lerine ulaşmaktadır. Bu tarihi kent, merkez Yardımcı (Sumatar) nahiyesine bağlı Yağmurlu Köyü içersinde yer almaktadır. Hz. Musa'nın burada çiftçilik yaptığına ve köy içersindeki kuyulardan birinin Hz. Musa'nın mûci­zevi asası tarafından açıldığına inanılmaktadır. Köyün ortasında yer alan höyük, Soğmatar'ın milattan önceki çağlara uzanan tarihini gün ışığına çıkartacak belgeleri içersinde barındırmaktadır. Tepedeki duvar ve burç kalıntıları höyüğün M.S. II. yüzyılda kale olarak kullanıldığını kanıtlamaktadır.

Soğmatar tarihteki esas ününü; ay, güneş ve ge­zegenlerin kutsal sayıldığı Assur ve Babillilerin poli­teist inancından gelen Pagan (putperest) dinin ve bu dinin baştanrısı (tanrıların efendisi) "Mar alahe" (Marelahe)'nin merkezi olmasından almaktadır. Marelahe'yi temsil eden açık hava mabedi, Soğmatar'daki kalıntıların odak noktasını teşkil et­mektedir.
POGNON (Ponyon) MAĞARASI

Yüzyılımızın başlarında Fransa'nın Bağdat Konsolosu H.Pognon'un keşfederek yazılarını oku­duğu bu mağara, kalenin 250 m. kadar kuzeybatı­sındadır. Giriş ağzı doğuya bakan bu mağaranın güney, kuzey ve batı duvarlarında, tanrıları tasvir eden tam boy insan rölyefleri ve aralarında Süryânice yazılar bulunmaktadır. Bu kabartmalar­dan birinin başı üzerinde Ay Tanrısı Sin'i sembolize eden "Hilal" kabartması dikkat çekmektedir.

KARAHİSAR

Soğmatar'ın 13 km. kuzeyindeki bu tarihi yer­leşmede, kale olarak kullanılan bir tepe ve bunun doğusundaki kayalık tepelerde M.S. V. yüzyıla ta­rihlenebilen kaya mezarları ve sarnıçlar bulunmak­tadır.

MEHEMEDEY HAN

Soğmatar'ın 30 km. kuzeyinde, Urfa-Mardin ka­rayolunun 50. km.sindeki Dağyanı Köyü'nde, Romalılara ait olduğu sanılan ve "Mehemedey Han" (Mehmed'in Hanı) adıyla anılan büyük bir "Hayrat" yer almaktadır.
SENEMIĞAR (Senem Mağara-Sanem Mağara)
Soğmatar'ın 11 km. kuzeyinde yer alan Büyük Senem Mığar Köyü'ndeki mevcut mimari kalıntılar ve kayadan oyma yapılar, burasının Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında önemli bir merkez olduğunu gös­termektedir.Köy içersindeki tepe üzerinde yer alan, kesme taşlardan yapılmış üç katlı anıtsal yapının bir ma­nastır ya da saray kalıntısı olduğu tahmin edilmek­tedir. 11 km. güneydeki Soğmatar'ın M.Ö. 400-M.S. 200 yılları arasında Paganistlerin merkezi olmasına karşın, Senem Mığara'nın bölgedeki Hıristiyan Süryânilerin önemli merkezlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Zira, Soğmatar'da tanrısal gücü ol­duğuna inanılan gök cisimlerinin heykelleri yerine, Senem Mağara'da Hıristiyanlığın sembolü haç mo­tiflerine yer verilmiştir.

BETİK

Soğmatar'ın 7 km. kuzey doğusu, Senem Mağara'nın 4 km. güneydoğusundaki Betik (Güzel) Köyü'nde kesme taşlardan inşa edilmiş 8x4 m. bo­yutunda anıtsal bir yapı yer almaktadır. Bu yapının Harran Ulu Camii ile aynı dönemde (744-750 Emevi dönemi) inşa edilmiş küçük bir mescid olabileceği fikrini akla getirmek­tedir.Yapının üzeri sahınlar üzerine kuzey güney yö­nünde yerleştirilmiş büyük taş lentolarla örtülmüş­tür.

ÇATALAT (ÇATLAR)

Soğmatar'ın 16 km. güneydoğusunda, Viranşehir'e bağlı Çatalat köyünde, V. yüzyıl Roma döneminden kalma yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bu kalıntı­lardan birisi yaklaşık 2 m. eninde, 4 m. yüksekliğinde kemerli bir kapıdır. Diğer kalıntı ise büyük bir ya­pının köşe duvarlarına aittir.

KASR-ÜL BENAT (KIZLAR SARAYI)

Soğmatar'ın 17 km. kuzeydoğusunda, Betik'in 10 km. doğusundadır. Soğmatar'daki Süryânice yazıtlı Kutsal Tepe'nin bir benzeri Kasr-ül Benat'ta bulunmaktadır. Köyün kuzeyindeki bu kayalık tepede 10'dan fazla Süryânice yazıtın bulunması, burayı "Yazıtlı Tepe" olarak adlandırmamıza sebep olmuştur. "Yazıtlı Tepe'nin güney kesiminde ve köyün do­ğusundaki kayalık yamaçta, mağaralar ve kaya me­zarları yer almaktadır. Bunlardan en büyüğü ve işçi­likli olanı "Yazıtlı Tepe"nin güney yamacındaki 8 arkosoliumlu kaya mezarıdır.
Kasr-ül Benat yapılarını, IV. yüzyıl son­larına tarihlemek mümkündür.

ÇİMDİN KALE

Soğmatar'ın 50 km. kuzeydoğusundaki bu tarihi kaleye Soğmatar'dan ulaşılabileceği gibi, Urfa-Mardin karayolunun 61. km.'sinden güneye sapan şose yol ile 9. km. sonra ulaşmak mümkündür.
Çimdinkale'nin; 1182-1239 yılları arasında böl­geyi ellerinde tutan Eyyûbiler zamanında savunma ve konaklama amaçlı "Ribat" olarak inşa edildiği tahmin edilmektedir. Şanlıurfa kalesi gibi dört ta­rafı kayadan oyma derin savunma hendeğiyle çev­rili Çimdin Kale'nin üzerinde çeşitli yapı kalıntıları ve bir su ku­yusu yer almaktadır.

EYYUP NEBİ KÖYÜ PEYGAMBER MEZARLARI (TÜRBELERİ)

Urfa-Mardin karayolu'nun 85. km.sinden ku­zeye sapan asfalt yolun 16. km.sindeki Eyyup Nebi Köyü'nde Eyyup Peygamber, Eyyup Peygamber'in hanımı Rahime Hatun ve Elyesa‘ Peygamber'in me­zarları bulunmaktadır. Bu köyün 400 yıldan beri Eyyup Nebi Köyü adıyla anıldığı vakfiyesinden an­laşılmaktadır.
Eyyup Nebi Köyü'ndeki peygamber türbeleri yüzyıllardan beri kutsal günlerde ve bayramlarda, yöredeki binlerce kişi tarafından ziyaret edilmekte­dir. Bu önemli inanç merkezinde, son yıllarda Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Okutmanlarından Mehmet Oymak'ın danışmanlı­ğında, Turizm Bakanlığı ve Şanlıurfa Valiliği'nce geniş ölçekli bir çevre düzenlemesi ve türbe resto­rasyonları gerçekleştirilmiş; her üç türbe arasında yaya yollarıyla bağlantı sağlanarak türbeler alanı ihata duvarlarıyla köy yerleşmesinden ayrılmış ve ağaçlandırılmıştır. Eyyup Peygamber türbesinin batı yakınında bulunan ve O'nun otururken yas­landığına inanılan büyük bazalt taş, bu proje içer­sinde korumaya alınmıştır.

Eyyup Peygamber Türbesi
HZ EYÜP PEYGAMBER İN TÜRBESİ
Şanlıurfa'ya 100 km. mesafede, Viranşehir ilçe sınırları içersindeki Eyyup Nebi Köyü'nde bulunan Eyyup Peygamber'in türbesi, köyün kuzey yönün­deki höyüğün güney eteğinde, kendi adıyla anılan caminin doğusundaki mezarlık içersindedir. Oldukça harap bir durumda olan türbe, son yıl­larda Şanlıurfa Valiliği'nce tek kubbeli, beşgözlü revaklı ve revakların üzeri üç kubbe ile örtülü ola­rak yeniden inşa edilmiştir.
H. 1336 (m. 1918) tarihli Diyarbakır Vilâyet Salnâmesi'nde, türbenin kubbesinin çinko ile kap­landığı ve hademesine maaş bağlandığı kayıtlıdır.
Rahime Hatun Türbesi
Eyyup Peygamber'in ağır hastalığı ve uğradığı musibetler sırasında O'na büyük bir şefkat ve sa­bırla bakan hanımı Rahime Hatun'un mezarı Eyyup Peygamber türbesinin yaklaşık 500 m. kuzeybatı­sındadır. Kare planlı, tek kubbeli bu mütevazi me­zar anıtı köydeki diğer türbeler gibi, geçtiğimiz yıl­larda Şanlıurfa Valiliği'nce restore edilmiştir.
Elyesa Peygamber Türbesi
Eyyup Peygamber türbesinin 500 m. güneybatısında yer alan ve oldukça harap bir durumda olan Elyesa‘ Peygamber türbesi, Şanlıurfa Valiliği'nce yeniden yaptırılmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız