İlk
saldırısı başarısızlıkla sonuçlanan i.şuppiluliuma, düşmanı olan bu
ülkenin içişlerini her zaman dikkatle izlemiş ve patlak veren bazı iç
kavgaları kendi lehine kullanmak istemişti. Aslında Mitanni sorunu
şimdilik kolayca çözülebilecek bir sorun değildi.
Anadolu’daki güvenliği sağlamak
ve siyasal alanlarda güçlenmek amacına yönelik olarak, Mitanni ile Hitit
ülkeleri arasında bir tampon bölge oluşturan Kizzuvatna Kralı şanuşşara
ile bir andlaşma yapıp, bu ülkeyi de yanına alan I.Şuppiluliuma’nın,
Mitanni ülkesine ikinci bir sefer düzenleyerek başkent Vaşşuganni’yi
yağmaladığı görülür. Tuşratta, her nedense kesin bir savaştan kaçınır ve
bu durum Hitit kralının Kuzey Suriye’yi yağmalamasına, Halep’i M.Ö.
1377 yılında tekrar Hitit hâkimiyetine sokmasına sebep olur. Büyük bir
hezimete uğrayan Tuşratta, istemiyerek de olsa, Fırat’ın batı
kısımlarını Hititler’e bırakmak zorunda kalır. Bu dönemde Tuşratta için
Hititler’den sonra ikinci bir potansiyel tehlike ise, Assur kentinde
filizlenmekteydi. Mitanni karşıtı olan gruplar güçlenmişler ve Assur
prensliğine Eriba-Adad’ı getirmişlerdi. Bu prens, göreve gelir gelmez,
Mitanni bağımlılığından kurtulmak için bütün gücüyle çalışmaya
başlamıştı.
Bize
göre, Tuşratta esasen Hitit kralı ile zamanında iyi ilişkiler içinde
bulunmamıştır. Bu kötü ilişki, hiç beklemediği ve hazırlıksız olduğu
zamanlarda karşısında Hititler’i görmesine sebep olmuştur. ihtimal ki
Tuşratta, Hititler’in bu kadar güçleneceğini düşünmemişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder