Harran
ve çevresinin, bu dönemde Bel-Pihati ünvanlı bir vali tarafından
yönetildiği ve Till Barsip (Tell Ahmar) kentinde oturan Turtanu adlı
büyük vezire bağlı olduğu görülür. Urfa’nın 21 km. doğusunda bulunan
Duru kenti de ayrı bir idari bölge (Urasi’lik) olarak yönetilir.
Assur Kralı Asarhaddon (saltanatı
M.Ö. 680-669), M.Ö. 671 yılında Mısır’ın ele geçirilmesi ile sonuçlanan
sefere giderken, Harran kenti dışında bulunan ve sedirden yapılmış Ay
Tanrısı Sin Tapınağı’na uğrar ve ondan yardım diler. Zaferden sonra da
tanrıyı ödüllendirmek için küçük çapta restorasyonlar yapar.
Mezopotamya’nın en eski ve ünlü
tanrısına ait tapınağın yeniden yapılması, Asarhaddon’un oğlu
Assurbanipal'in (saltanatı M.Ö. 668-626) döneminde gerçekleşir.
Harran’daki Tanrı Sin Tapınağı’nı
yeniden yaptıran Assurbanipal, bir yazıtında küçük kardeşi
Assur-etil-şame-irsitim-ballitsu’yu, Sin rahibi yaptığını şöyle anlatır:
“....... En küçük kardeşim Assur-etil-şame-irsitim-ballitsu’yu,
Harran’da oturan Sin’in huzurunda, Urigallu rahipliği için takdis
ettim.”
VI) KELDÂNİ (YENİ BABİL), MED-PERS, MAKEDONYA ve SELEUKOS KRALLIKLARI DÖNEMİ (M.Ö. 610-132)
Keldâni, Med ve Pers ittifakı
Assurlular’ın bu ezici güçleri,
Assurbanipal’in M.Ö. 626 yılındaki ölümünden sonra pek uzun sürmez.
Assur’un korkunç idaresi altında inleyen uluslar, intikam hırsıyla
silaha sarılırlar. Bunların başında iskitler, Keldâniler, Med ve Persler
bulunur.
M.Ö. 614 yılında Med Kralı
Keyaxares (saltanatı M.Ö. 635-584), Babilli Nabupolassar ile birleşerek,
imparatorluğun eski başkenti Kalhu’yu zapt ve tahrip eder. Bundan iki
yıl sonra da, yine aynı iki kral bir kısım göçebe iskitli’nin de
desteğiyle imparatorluğun başkenti Ninova’ya saldırırlar. Üç aylık bir
kuşatmadan sonra, kenti ele geçirerek son kral Sin-şar-işkun'u
(saltanatı M.Ö. 623-612) öldürürler. imparatorluk ülkesi Medler ve
Keldâniler arasında paylaşılır. Bu büyük yıkım ve kuşatmadan kurtulan
Assur ordularının bir bölümü, Harran’a gelip burayı Assur’un yeni
başkenti yaparak son Assur prensi Assuruballit’i de kral ilan ederler.
Ancak, bu yeni Assur Devleti iki yıl gibi kısa bir süre sonra,
Medler’le ortaklaşa hareket eden Babil Kralı tarafından tarih
sahnesinden silinir. Bu arada Harran’daki Tanrı Sin Tapınağı da Harran’ı
ele geçiren istilacı Medler tarafından tamamen yakılıp yıkılır.
Nabukadnezzar tahta geçtiği
zaman, Keldani etkisi Sinear ile Elam’ın Susa mıntıkasına ve Kuzey
Suriye’ye ulaşmıştı. Assur kenti Medler’in, Harran da Medler’e tabi
Umman-Mandalar’ın elinde bulunuyordu.
Medler'in Bölgedeki Kısa Hakimiyeti
Med Kralı Keyaksares’in, Batı
Anadolu’daki Lidya Krallığı ile Anadolu’yu paylaşma pazarlığına oturacak
kadar güç kazandığı görülür. Böylece batı sınırlarını güvence altına
alan Medler, doğuya yönelerek zayıf bir durumda olan Urartu Krallığı’nı
da kısa sürede çökertirler. Ancak sadece yağmacılık ekonomisine dayanan
Med üstünlüğü maalesef uzun ömürlü olamaz. Bu arada Harran bölgesinin
Keldani Krallığı’nın eline geçtiğini görüyoruz.
Harranlı bir rahibenin oğlu
olduğu sanılan son Keldani Kralı Nabuna‘id (saltanatı M.Ö. 556-538),
Pers Kralı Kyros (saltanatı M.Ö. 559-530) ile Medler’e karşı birleşir ve
üç yıl sonra Medler’i yener.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder