Urartu Krallığı'nın Bölgemizdeki Hezimeti
M.Ö. IX. yüzyılda Van Gölü
civarında kurulmuş olan Urartu Krallığı, sınırlarını kuzeyde Kafkas
ötesine, doğuda kuzeybatı iran içlerine, batıda Malatya çevresine,
güneyde de Urfa-Halfeti yakınlarına kadar genişletmişti. Urartu Krallığı
ömrü olan 300 yıl boyunca Assur Devleti’nin en büyük rakibi olmuştur.
Urartu krallarından I.Şarduri (saltanatı M.Ö. 840-830) ve işpuini
(saltanatı M.Ö. 830-810) bir müddet Yukarı Mezopotamya’yı hâkimiyetleri
altında tutmuşlardır. Kaynaklara göre III.Salmanassar, i.şarduri’ye
karşı yedi kez sefer düzenlemiştir. Bu arada Assur Kralı
V.Assur-Nirari'nin (saltanatı M.Ö. 753-746) Arâmi asıllı Arpad Kralı
Matti‘el ile bir ittifak anlaşması imzaladığı ve bu anlaşmada Harran
kentinin koruyucusu olan Ay Tanrısı Sin’in de şahit tutulduğu görülür.
Assur
Kralı III.Tighlatpileser (saltanatı M.Ö. 745-727), M.Ö. 743 yılında
Urartu meselesini halletmek için ordusuyla batıya doğru hareket ederek,
dört Suriye ülkesi (Bit-Agusi, Melida [Malatya], Gurgum [K.Maraş] ve
Kummuhu [Kommagene, Adıyaman]) ile birleşmiş olan Urartu ordusunu,
Urfa’nın batısındaki Halfeti ilçesinin kuzeyinde yer alan ve Arpad (Tell
Rıfad) denilen yerde yapılan bir savaşta perişan ederek birçok esir
alır.
Assur Krallığı'nın Bölgemizdeki Hakimiyeti
Bu zaferin sonucunda; Kuzey
Suriye ve bölgemiz tekrar Assur’un hâkimiyetine girer ve yöredeki tüm
kent devletleri kralları; Assur’a vergi ve haraç vermek zorunda
kalırlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder