II) MUSUL ATABEYLİĞİ (ZENGÎLER) DÖNEMİ (1144-1182)
Çeşitli Olaylar
İmâdeddin Zengî, Ocak 1145’de Suruç’u da savaşmadan ele geçirir.
Haziran 1145’de Urfa’yı ziyarete
gelen Zengî, kentte kaldığı süre içinde Müslüman ve Hıristiyan din
adamlarıyla dostluk kurarak tarihi ve kutsal mekânları gezer.
Zengî’nin 1146 yılında Caber
Kalesi’nde öldürülmesi üzerine ülkesi, iki büyük oğlu Seyfeddin Gazi ve
Nureddin Mahmud arasında eşit biçimde paylaşılır. Seyfeddin, Musul’u
alır, Nureddin de Halep’e yerleşir.
Urfa’nın eski kontu II. Joscelin,
Ermeniler’le anlaşarak Ekim 1146’da kenti tekrar ele geçirir. Hemen
harekete geçen Nureddin Mahmud, Urfa önüne gelir; savaşamayacağını
anlayan II.Joscelin ani bir çıkış hareketiyle kentten kaçmayı başarır ve
arkasından gelen Hıristiyan ahali, Türkler tarafından imha edilmekten
kurtulamaz. Yapılan çarpışmada onbinlerce kişi ölür ve 16.000 kişi de
esir edilir. II.Joscelin ise zorlukla Samsat’a kaçabilir. Beş yıl sonra
1151’de yapılacak bir savaşta son şansını deneyecek olan eski kont, bu
kez yakalanıp Halep’e götürülecek ve ölünceye kadar orada hapis
kalacaktır.
Urfa’nın Türkler’in eline geçmesi, her tarafta korku yaratır ve Avrupa’da ikinci Haçlı Seferi’nin hazırlanmasına sebep olur.
Nureddin Mahmûd Zengî'nin 15
Mayıs 1174’de ölmesi üzerine; Musul hükümdârı olan yeğeni II.Seyfeddin
Gazi, sırayla Harran, Urfa, Rakka ve Suruç’u ele geçirir.
Elcezire bölgesi ve Musul
hükümdârı II.Seyfeddin Gazi’nin 29 Haziran 1180’de ölmesi üzerine,
yerine kardeşi izzeddin Mes`ud geçer. Bu arada Atabey Nureddin Mahmûd
Zengî’nin komutanlarından biri olan Salâhaddin Eyyûbi’nin kademeli
olarak Elcezire bölgesini ele geçirmeye çalıştığı görülür. Salâhaddin,
1174’de Nureddin’in ölmesi üzerine Mısır’da Eyyûbiler Devleti’ni kurar
ve daha sonra 6 Mayıs 1175’de de bağımsızlığını ilan eder.
Salâhaddin Eyyûbi Urfa Bölgesinde
Zengîler’e bağlı Harran Valisi
Muzaffereddin Gökbörü, Beyrut’u kuşatmakta olan Salâhaddin’e haber
göndererek kendisiyle beraber olduğu ve eğer Fırat’ı geçerse kendisine
yardım edeceğini bildirir. Salâhaddin de Beyrut’tan vazgeçerek Fırat’a
doğru yönelir. Muzaffereddin, yolda ona katılarak birlikte Birecik
kalesine yürürler. Kale hâkimi onlara itaatini sunar.
Salâhaddin daha sonra Urfa üzerine yürür. Eylül 1182’de kenti kuşatarak savaşa tutuşur.
Bu sırada kentin valisi Fahreddin
Mes‘ud ez-Zaferâni, çarpışmaların şiddetini görünce teslim olmağa karar
verir ve kenti teslim ederek Salâhaddin’in hizmetine girer. Salâhaddin
burayı ele geçirince Harran ile birlikte Muzafferüddin’e teslim eder.
Böylece Urfa bölgesi Eyyûbiler’in eline geçmiş olur.
III) MISIR VE SURİYE EYYÛBİLERİ DÖNEMİ (1182-1260)
Çeşitli Olaylar
Salâhaddin Eyyûbi’nin, Urfa
bölgesini Melik el-Mansur’a verdiği görülür. Melik el-Adil 1218’de
ölünce oğlu Melik el-Eşref şerefüddin Musa, Urfa, Harran ve Hilat hâkimi
olur.
Bu sıralarda Anadolu Selçukluları
ile Eyyûbiler arasında hâkimiyet savaşlarının başladığını görülür.
1232’de Mısır Eyyûbi Sultanı i. el-Kâmil Nasireddin (saltanatı
1218-1238), Urfa, Harran ve Siverek yörelerini ele geçirir ve buralara
oğlu Melik Adil’i vali olarak atar. Anadolu Selçuklu Sultanı i.Alaeddin
Keykubad ordusuyla Malatya’ya kadar gelir, kendisi burada kalarak
Kemaleddin Kamyar’ı Urfa yöresine gönderir. Selçuklu ordusunun bir
bölümü Urfa’yı kuşatırken diğer bölümü de Siverek, Harran ve Rakka’yı
ele geçirir. Urfa halkı, Eyyûbiler’in önderliğinde büyük bir direniş
göstermesine rağmen, kale düşer. Halkın bir bölümü öldürülür; kalanlar
ise esir edilir (1235).
Bu olay üzerine harekete geçen i.
el-Kâmil Nasireddin, 4 ay içinde Anadolu Selçukluları’nca alınan
yerlerin tümünü yeniden ele geçirerek, Selçuklu beylerini işkencelerle
öldürttür. Eyyûbiler bu arada Urfa kalesini de yıkarlar.
İki yıl sonra, Selçuklular’a
bağlı Harezmliler’in, Selçuklular’dan ayrılarak Urfa yörelerine
çekildikleri ve bütün bu bölgeleri yağma ettikleri görülür. Nihayet 1240
yılında Selçuklu birliklerinin Harran’da Harezmliler’i bozguna
uğratmaları üzerine ele geçirilen Harran, Eyyûbiler’e bırakılır.
Moğollar, 1251’de Suruç, Harran ve Urfa civarını yağmalarlar.
Hülâgu, 1260 yılı başında Suriye
Seferi’ne giderken Harran ve Urfa’yı ele geçirir; direnen Suruç halkını
da kılıçtan geçirir. Birecik’i de işgal ettikten sonra Fırat’ı aşar.
IV) MEMLÛKLER, DÖGER AŞİRETİ, TİMUR DEVLETİ, AKKOYUNLU-KARAKOYUNLU, DULKADiR BEYLİĞİ ve SAFEVİ DEVLETİ DÖNEMİ (1260-1517)
Çeşitli Olaylar
Memlûkler'in elinde bulunan Birecik, 1265 yılında yeniden Moğollar tarafından işgal edilir.
1272 yılında Memlûk Sultanı
i.Baybars tarafından Halep’e tayin edilen Alaeddin Taybars’ın kısa bir
süre sonra Harran ve Urfa’yı Moğollar’ın elinden aldığı görülür. iki yıl
sonra Birecik de Memlûkler’in eline geçer. 1273'de Moğollar yeniden
Birecik'e saldırırlar, ancak bunda başarılı olamazlar.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin
1318’de tarihe karışmasından sonra Türkmen aşiretleri bağımsız hareket
etmeye başlarlar. Oğuzlar’ın Döğer Aşiretinden olan Türkmenler’in Caber
Kalesi çevresinde kurdukları Salim Bey ve oğulları aşireti, Urfa,
Siverek, Suruç ve Harran’a doğru ilerler. Urfa bölgesi, 1404 yılına
kadar aynı aşiretten Dimaşk Hoca’nın elinde kalır.
Timur Urfa Bölgesinde
Timur, 1394 yılı Ocak ayında
Mardin’den geçerek Ceylanpınar’a iner. Burası askerleri tarafından
yağmalanır. Daha sonra Urfa’ya gelen Timur, kentte 19 gün kalır. Bu
sırada kent, Timur’un hâkimiyetine geçmiş ve ileri gelenler Timur’a
bağlılıklarnı sunmuşlardır. Timur ordusuyla kentten ayrılırken Urfa
kalesini tahrib ettirir. Timur, 1401 yılında Suriye’den dönerken,
Birecik’e gelir ve burada Akkoyunlu hükümdârı Karayölük Osman Bey
tarafından karşılanır.
Timur, Karayölük Osman Bey’e
Diyârbakır yöresini vermiş, o da 1403’de Diyârbakır’da Akkoyunlu
Devleti’ni kurmuştu. Akkoyunlular, kısa zamanda gelişerek sınırlarını
genişletirler.
Çeşitli Olaylar
Urfa bölgesi hâkimi Dimaşk
Hoca’nın 1404’de ölümü üzerine, Karayölük Osman Bey’in Urfa’yı ele
geçirdiği ve buraya Yağmur Bey’i atadığı görülür. Daha sonra bu adamı
değiştirerek yerine yeğeni Nur Ali Bey’i gönderir.
Urfa şehir merkezinin 3 km.
güneybatısında Koçviran adlı bir köyde Döger Aşiretine ait bir mezarlık
tarafımızdan tespit edilmiştir. Yaklaşık 50-60 civarında olan mezarların
içinde kadın, erkek ve çocuklara ait mezarlar görülür. Motifli mezar
şahideleri Arapça yazılıdır. Adı geçen köyde ikâmet eden köylüler de
Döger aşiretine bağlıdır. Bu tarihi mezarlığa köylüler tarafından sadece
ölen küçük çocuklar gömülmektedir. Kurtarma kazısı yapılması gereken bu
mezarlık maalesef harap ve viran şekildedir.
Memlûkler, 1429 yılında Emir
Tanrıvermiş komutasında Urfa’ya saldırarak kenti korkunç bir şekilde
yağma ve tahrib ettikten sonra, valisi Karayölük Osman Bey’in oğlu
Habil’i de esir edip Kahire’ye götürürler. Bu felâketten bir süre sonra
Urfa Karakoyunlular'ın eline geçer.
1451 yılı başında Üveys Bey
Urfa'ya girer ve Karakoyunluları Urfa'dan çıkarır. iki yıl sonra Uzun
Hasan Bey (saltanatı 1453-1478) yanındaki askerlerle Urfa'ya gelir ve
Karakoyunlular'ı bozguna uğratır.
Akkoyunlu hükümdârı Uzun Hasan
Bey, 1465 yılında Urfa’da bulunan kardeşlerini yenerek kenti ele
geçirir. Uzun Hasan’ın 1473 yılında bu kez Memlûkler’in elinde bulunan
Birecik’e saldırdığı; ancak bunda başarılı olamayarak geri çekildiği
görülür. Böylece Fırat, Akkoyunlular ile Memlûkler Devleti arasında bir
sınır olarak kalır.
Urfa’nın 1504’de Dulkadir Beyliği’nin eline geçtiği görülür.
Akkoyunluların Hezimeti ve Safeviler
İran’da Safeviler’in güç
kazanmaları üzerine Akkoyunlular gerileme ve çöküş dönemine girerler.
Akkoyunlu hükümdârı Elvend’i mağlup eden şah ismail, Diyârbakır dışında
bütün Doğu Anadolu’yu hâkimiyetine geçirmişti. Elvend’in ölümünden sonra
Akkoyunlular’ın tek hükümdârı duruma gelen Sultan Murad, Safeviler
karşısında tutunamayarak Osmanlılar’a sığınır. Sultan Murad, Yavuz
Sultan Selim’den aldığı kuvvetle Diyârbakır’ı zapta teşebbüs eder,
ancak 7.000 kişilik ordusu şah ismail’in daha sonra Urfa valisi olacak
Emiri Ece Sultan Kaçar tarafından bozguna uğratılır ve kaçmaya muvaffak
olamayan Sultan Murad, çarpışma esnasında öldürülerek başı şah ismail’e
gönderilir (1514).
1514 yılında Urfa’yı ellerine geçirmiş olan Safeviler kentin yönetimini Kaçarlar’a bırakırlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder