Kendi
projesinin gerçekleşmesine yarayan bu gelişmeler sonucunda,
Mitanniler’e saldırıp son darbeyi vurma zamanının geldiğini gören Hitit
kralı, ordusunu harekete geçirir. Mitanni Kralı Tuşratta, dostu olan
Firavun IV.Amenofis’e ardı ardına gönderdiği mektuplarda ondan acilen
yardım ister. Ancak Firavun, kurmuş olduğu yeni dinle meşgul olduğundan,
kimse ile ilgilenecek bir durumda değildir. M.Ö. 1366’da başkent
Vaşşuganni’ye saldıran büyük Hitit ordusu karşısında birşey yapmaya
fırsat bulamayan Tuşratta, hezimete uğrar ve kaçmak zorunda kalır.
Mitanni prenslerinden çoğu esir edilerek, Kapadokya’ya götürülür.
Mitanniler arasında çıkan kargaşalıklar esnasında Tuşratta oğullarından
biri tarafından öldürülür. Tuşratta’nın küçük oğlu Mattivaza da sadık ve
fedakâr adamları tarafından Babil’e kaçırılarak ölümden kurtarılır.
Bu hezimet üzerine Kargamış hariç, bütün Kuzey Suriye ve bölgemiz Hitit Krallığı’nın hâkimiyetine girer.
Mattivaza’nın Hititler’e Bağlı Krallığı
Mattivaza’nın kendisine esir
muamelesi yapılan Babil’den, yanındaki adamları tarafından kaçırıldığı
ve nice zorluklarla Anadolu’ya ulaşarak, Hitit Kralı I.Şuppiluliuma’ya
sığındığı görülür.
Usta siyâsetçi Hitit kralı, o
sıralarda büyümekte olan Assur Krallığı’nın, gelecekte ülkesi için bir
tehlike oluşturabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak,
Mattivaza’yı güzel bir şekilde karşılar ve ona kızını da vererek Mitanni
Krallığı’nı kendine bağlı bir tampon devlet halinde yeniden kurar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder